"Romantische Strasse" resmen Würzburg'dan başlıyor (yada Würzburg'da bitiyor). Biz de gezimize buradan başladık.
Würzburg bence Hessen eyaletinin en Ortaçağ şehri. Beyaz şaraplarıyla ünlü.
Şehirde bir de kale mevcut. Yürüyerek 20 dakika gibi bir sürede çıkılıyor.
Würzburg'da fazla kalmadan Rothenburg'a devam ettik. Geceyi geçirmek için eski şehrin dışında otel bakınıyorduk. İlk gördüğümüz otelde motorcu dostu bir çalışan karşıladı bizi. Motoru otelin kapalı garajında tutabileceğimizi, istersek zinciri falan da yağlayabileceğimizi söyledi.
Eşyalarımızı otele atıp eski şehrin içinde gezinmeye başladık. Daniela tam şu noktada kimliğini düşürdü. Ancak akşam otele döndüğümüzde farkettiğimiz bu durum, ertesi gün kimliği kayıp eşya bürosunda bulmamızla tatlıya bağlandı.
Şehirdeki müzelerden en ilginci Criminal Museum idi. Ortaçağ kriminal vakaları teması üzerine olan bu müzede çok faideli bilgiler edindim. Örneğin fırıncı kafesi diye adlandırılan bir edevat, eğer fırıncı ekmekleri olması gerekenden daha sert, daha yumuşak, daha uzun, daha kısa pişirirse, kendisini nehrin serin suları altında tutmak suretiyle işkence etmeye yarıyor.
Anladığımız kadarıyla ortaçağda işkence, sorgu için kullanılan rutin bir işlemdi. İşkencenin legal olarak kullanılabilmesi için belli kıstaslar sağlanmalıydı ancak bunların karşılanması çok da zor değildi. Örneğin zanlının bir şuçu işlediğine şahit iki tanık olması, işkencenin kullanulabilmesi için yeterliydi.
Bunun dışında toplumun huzurunu kaçıran küçük çaplı vakalara, suçluları rencide edici cezalar veriliyordu. Örneğin içkiyi fazla kaçıranlar şehrin sokaklarında bir fıçı içinde dolaştırılıyordu. İlginç uygulamalardan biri de utanç maskesi denilen bir uygulamaydı. Suçlular, işledikleri suça uygun bir utanç maskesi takıp, şehrin ortasında ifşa ediliyordu. Mesela kötü müzik çalan müzisyenler için yapılmış bir utanç maskesi, giyen her nefes alışında iğrenç sesler çıkaran özel aerodinamik bir yapıya sahipti.
Resimde görülen Iron Maiden ise ahlaksızlık yapan kadınları içine hapsetmek için kullanılmaktaydı.
Rothenburg'dan ayrılıp Nördlingen'e doğru yola çıktık. Yol üzerinde Dinkelsbühl'de durakladık.
Nördlingen'de kalacak bir yer bulamadığımızdan yola devam etmeye karar verdik. Donauworth'de bir Hostel bulduk, gayet uygundu.
Donauworth çok ilginç bir şehir olmamakla birlikte Tuna nehrinin kıyısında yeralır. Şehre geç vardığımız için akşamı orada geçirmeye karar verdik. Ertesi gün Augsburg üzerinden Schwangau'ya kadar gidip, akşam tekrar Donauworth'e dönmeyi planladık.
Böylece ertesi gün Augsburg'a doğru yola çıktık.
Gündemin en sıcak maddesi İsrail'in Mavi Marmara gemisine saldırmasıydı. Augsburg'a vardığımızda çoğunluğu Türk bir grup İsrail'i protesto ediyordu.
Augsburg çok-kültürlü (multi-kulti manasında) bir şehir. Şehirde göçmen nüfusu fazla olmakla birlikte bunların çoğu Türk. Şehirde görülmesi gereken yerlerden bir tanesi Fuggerei. Burası dünyanın en eski sosyal ev örgütlenmesi olarak biliniyor. Jacob Fugger adlı zengin bir tüccar tarafından 1516 yılında kurulmuş ve bugün halen işlevini sürdürmekte (Fugger ailesi vakfı tarafından yönetiliyor). Fuggerei'ın amacı ihtiyacı olanlara makul olanaklarla ev kiralamak. Etrafı duvarlarla çevrili, girişleri ve çıkışları kontrol altında tutulan, kendine özel kilisesi, okulu, kliniği bulunan bu örgüütlenme bana bugünün sitelerini hatırlattı.
Evleri gayet konforlu, iki oda bi mutfak ve bir banyodan oluşuyor.
Augsburg'dan ayrılıp Schwangau'ya doğru hareket ettik. Artık Alpleri görebiliyoruz...
Neuschwanstein kalesi de artık vizörümüze girdi. Yazık ki geç olmuştu, kaleyi görecek zamanımız kalmamıştı. Yine de kaleye kadar çıkalım dedik.
Belli bir yerden sonra araçla çıkışa izin verilmiyor. Burası da oteller ve restoranlarla dolu.
Yol üzerinde bir yerde akşam yemeğini yiyip, Donauwörth'e geri dönüyoruz.
Ertesi gün geri dönüş yolundayız. Donawörth'ten fazla uzaklaşmadan bir kaleyi gösteren bir tabelayı takip ediyoruz. Kale fazla çekici olmasa da kalenin bulunduğu yerden civardaki küçük bir şehirin pozunu alıyoruz.
Tekrar Dinkelsbühl'deyiz. Gelirken fazla gezemediğimiz için dönüş yolunda yine bu şehre uğruyoruz.
Eve dönüş yolunda Aschaffenburg civarlarında feci bir yağmur bastırıyor. Hazırlıklı olmadığımız için acayip ıslanıyoruz, ama eve de sağ salim varıyoruz :)
View Larger Map
No comments:
Post a Comment